Feeds:
Posts
Comments

Archive for May, 2012

Öyle işte.

‘Bir of çeksem karşıki dağlar yıkılır.’

 

cümlesindeki -ki eki, karşı kelimesini sıfat yapar.

Yemin ediyorum cümleyi yazdıktan sonra aklıma ilk gelen şey bu oldu.Beynim artık böyle işliyor ve ben buna engel olamıyorum. YGS öğrencisi oldum ben.

Geçmiş olsun dileklerinizi bekliyorum.

**

Bugün şunu fark ettim, hiç konuşmasak çok daha az pişman olacağız. Bunu denesem iyi olabilir.

**

Ne istediğini bilen insanlar çok iyi durumdalar. Gerçekten. Çok şükretmeliler. Siz de bunlardan biri iseniz, tek yapmanız gerek şey işe koyulmak.

Benimse hala ne okuyacağıma, ne olacağıma karar vermem lazım.

Yazık bana ve benim gibi kafası karışıklara.

**

Başa dönüyorum; bir of çeksem karşıki dağlar yıkılmaya da bilir aslında.

Üzücü olan, bir of çekmek isteyişim.

Ben of çekeceksem, hastalar, ölüler, hesap verenler, özleyenler, aşıklar, açlar ve açıkta olanlar ne yapsın?

Utanayım kendimden.

Utandım.

Öyle işte.

**

Bu yazı da burada biter.

**

Saygılar,

Kalın sağlıcakla…

-Saliha

Advertisements

Read Full Post »

…karar veremiyorum.

Dünya çok sınırlı bir kere. Fiziksel açıdan diyorum. Biraz nefes almasak ölüyoruz mesela. Sıcak çay kaşığına dokunamıyoruz, elimiz yanar çünkü. Uzaya çıkamıyoruz adam akıllı. Ölümlüyüz bir kere. Öleceğiz diye korkudan bir halt yapamıyoruz! Okyanusa atamıyoruz kendimizi mesela. (Atmalıyız demiyorum, yanlış anlamayın.) Sadece gerçekten istediğimiz şeyleri yapabildiğimiz bir yerde değiliz.

Dünya bir kutu gibi. İçinde insanlar var. Bir yandan kutudan insanlar çıkarılıyor, bir yandan yenileri konuyor. Biz kutunun ötesi yok gibi takılıyoruz ama.

Şunu düşünün: Şu an ölen insanlar var. Ruhları bedenlerinden ayrılıyor. Tam olarak siz bu kelimeyi okurken melekler birini sorguluyor. Bir diğeri tam olarak şu anda, kabir azabı görüyor, çok pişman. -Allah bizi pişman olanlardan eylemesin. Amin.

Uzak şeyler değil bunlar. Bunu idrak etmem lâzım.

Vesselam.

-Saliha

Read Full Post »