Feeds:
Posts
Comments

Archive for July, 2012

Serinin ilk yazısı için; Ramazan 4: Veeee Saliha mutafağa girer! :)

Bu aralar ehl-i beytimi şaşırtarak kimsenin etkisi ve baskısı altında kalmadan, kendi rızamla, durduk yere mutfağa giriyorum. :)

Bugün de canım sıkıldı, tatlı yapayım dedim.

Annem, abim ve ben yaptığımız toplantılar(?!) sonucunda sakızlı muhallebi yapmamda karar kıldık.

Çok kolaymış! 15 dakikada oldu resmen. Hatta o kadar çabuk oldu ki bir an boşlukta hissettim ve az daha şeftalili dondurma yapmaya girişiyordum! Evde salep yokmuş ama. Kısmet. (Salep yerine yumurta akı kullanmak gibi bir seçenek de vardı ama çiğ, hatta donmuş yumurta akı yeme fikri pek hoş gelmedi bana.)

**

Sakızlı muhallebiyi yaptım, arasında bisküvi ufaladım koydum, sonra üstüne çikolata sosu falan…

Böyle bir şeyler oldu;

Bir Fincan Sakızlı Muhallebi :)

Bir tanesine kendi inisiyatifimi kullanarak kahve de koydum bisküviyle beraber. Damla sakızlı kahve oluyorsa, kahveli damla sakızlı muhallebi de olabilir gibi geldi. Göreceğiz inşaAllah. :)

**

Allah’ım, yüzümü kara çıkarma, tadına bakan herkes çok beğensin. Âmin.

Malzemeler

5 bardak süt

1 bardak şeker

Yarım bardak nişasta,

Yarım bardak un,

Yukarıdaki malzemeler kaynayınca içine katılmak üzere 1 kaşık tereyağı ve damla sakızı.

Üzeri için;

Yarım paket çikolata sosu,

Fındık,

Kakaolu bisküvi.

-Saliha

Advertisements

Read Full Post »

Çocukken teravih için camiye gittiğimizde, herkesin aynı anda eğilişini görmek için secdeye herkesten biraz geç giderdim ve inanılmaz zevk alıyordum bundan. Bence yalnız değilimdir. :)

**

Akra fm’de her akşam Prof. Dr. Mahmud Es’ad Coşan Hocaefendi’nin sohbetlerini dinlerdik. Sohbetin sonunda bir dua kısmı olur. Dua edilirken nerede ‘âmin’ demem gerektiğini kestiremediğim için, dua boyunca içimden durmadan ‘âmin’ derdim. Böylece nerede demem gerekiyorsa orada ‘âmin’ demiş oluyorum. Garanti. :))

**

5 yaşındaydım. Eski evimize bir misafir teyze gelmişti, akraba. Rahatsız olduğu için namazı oturarak kılıyordu. Ben tabi hayatımda ilk defa oturarak namaz kılan birini görüyorum. Ne cesaret bilmiyorum ama teyzeye öyle namaz kılınmayacağını söyleyip, ayağa kalkıp nasıl kılması gerektiğini göstermiştim.

Teyze hâlâ ne zaman beni görse “Öyle namaz kılınmaz!” deyişimi taklit ediyor. :))

**

İlkokul yıllarında, Ramazan’da iftarlara giderken örtünürdüm. Sadece iftarlarda ama. Aynı insanlara Ramazan’dan sonra gitsek örtünmüyordum. :) Heves sanırım? Bilmiyorum. :)

**

11-12 yaşlarımdayken büyüyünce asla uzun pardösü giyemeyeceğimi düşünüyordum. Beeeelki anne olunca giyerdim. (Anne olmak demek çok büyümek demek.) Gençken giymek çok zor gelmişti sanırım. (14 yaşında ferace giymeye başladım ama, dengesiz miyim neyim… :))

**

Beni en çok eğlendiren şu;

Ben 7-8 yaşlarındayken, babam bir şeye şaşırıp, ‘Allaahu ekber!’ demişti. Ben de o olaydan sonra, bir süre boyunca, ne zaman şaşırsam ‘Allaaaaahu ekber!’ demiştim. :D

7 yaşında bir çocuğun, şaşırdığında yüksek sesle tekbir getirdiğini düşünsenize :D Şaka gibi!

**

:)

-Saliha

Read Full Post »

İmam Said başına gelen trajikomik bir olayı anlatıyor. Ne yalan söyleyeyim, ben çok güldüm. :)

Sheikh Saeed Rageah was born in Somalia, raised in Saudi Arabia and in the late 80s found his way to North America. He is married and has four daughters and two sons. He enjoys spending quality time with his family.
He holds a B.A in Islamic studies as well as a Masters in Shari’ah from the Institute of Islamic and Arabic Sciences in Fairfax, Virginia. Over the years, he has held several posts including founder of Masjid Huda in Montreal, Masjid Aya in Maryland, Muslim Youth magazine and the Aqsa Association.

After serving as an imam in Maryland and Calgary, Saeed moved to Toronto with his family and when he is not discharging his various duties at the Masjid, he travels the globe extensively as a lecturer.

Sheikh Saeed recently moved to Toronto with his family and is currently serving as an Imam at Abu Huraira Islamic Center. He teaches and travels for Al-Maghrib Institute and he also holds the post of Chairman for the Journey of Faith conference.

His other associations include:

• Founder of Oasis magazine
• Founder ‘IQ’ (Quranic institute). Now it has branches in USA and Canada
• MBA(Muslim Basketball Association)
• Co-founder and the chairman of Journey of Faith Conference -annual conference in Eastern Canada
• Co-Founder of Power of One conference -annual conference in Western Canada
• Founder of Leadership camp for Muslim youth – Fourth year in Western Canada and second in Eastern Canada
• The Director of Ummah Times magazine
• Counselor at University of Calgary
• Muslim Chaplain of University of Calgary and Southern Alberta institute of Technology (SAIT)
• Founder of MSL of Calgary
• Youth Hot line
• Founder of Orphans Matter
• Founder of Muslim Student Loan Foundation

-Saliha

Read Full Post »

Selamlar,

Ben ve ailem, sıklıkla benim mutfakla pek aram olmamasından şikayet ederiz. Daha doğrusu, yemek yapmakla pek aram yoktur. Tatlılarla nispeten daha iyiyiz mesela. :) (Bkz: Waffle yaptım!)

Bu sabah da içimden tatlı yapmak geldi. İnanın bana saatlerce internetten gönlüme göre bir tarif aradım.

…Bulamadım.

Sonra birden aklıma şeftalili tart geldi.

Mutfağa girdim. Başta her şey sorunsuz gidiyordu. Tart hamurumun kıvamı harika oldu. Muhallebimi hazırladım, soğumasını bekliyorum, falan filan…

Hamurum güzelce pişti. Sıra tepsideki hamuru tabağa almakta…

Tepsiyi ters çevirdim, pişmiş hamuru elime aldım, tam tabağa koymak üzereydim ki,

ÇAT!

Hamurum orta yerinden üçe bölündü.

:'(

Sonuç: HAYAL VE KIRIKLIK

Sonra muhallebiyle krem şantimi karıştırıp çırptım. Krema tahmin ettiğim üzere pütür pütür oldu. Ve bu benim için ziyadesiyle sinir bozucu bir şey çünkü pütürlü şeylere karşı takıntım var. (Sırf bu yüzden irmik tatlısı yiyemiyorum mesela.)

Bu da Allah’tan deyip, kremayı döktüm;

Meyveleri dizdim…

Son eklemelerle;

 

Eh, fena gözükmüyor sanki?

 

Malzemeler

Hamuru için;
125 gram tereyağ,
1/2 su bardağı pudra şekeri,
1 yumurta,
1 kaşık yoğurt
1/2 paket kabartma tozu,
1/4 çay kaşığı tuz
Un

Kreması için;
2,5 su bardağı süt,
1,5 kaşık nişasta,
1,5 kaşık un,
3 kaşık şeker
(Yukarıdaki malzemeler kaynayana kadar karıştırılararak pişiriliyor, soğuduğunda ise 1 paket krem şanti eklenip çırpılıyor.)

Üzeri için;
3 Şeftali,
Fındık,
Ceviz
(Normalde üzerine jöle konulur ama jelatin içerdiği için ben kullanmıyorum. Siz de kullanmazsanız çok şey kaybetmezsiniz bence :))

 

-Saliha

Hamiş: Performansımı değerlendirirken, malzeme konusunda sıkıntı yaşadığımı göz önünde bulundurmanızı rica ediyorum. (Örn: tart kalıbı)

Ayrıca, Ramazan olduğundan dolayı yaparken tadına bakamamış olsam da hepsinin tadı tuzu yerinde, gayet lezzetli olmuş, biline… :)

Read Full Post »

20:41 İstanbul

Akşam ezanı. Gün başlar.

21:34

30 yaşıma da gelsem hâlâ iftar sofrasında Akra fm‘in Nasreddin Hoca ve Hacivat Karagöz radyo oyunlarını arayacağım. Umarım hiçbir zaman yayından kaldırmazlar. Bugün sofrada tam acaba bu Ramazan yayınlayacaklar mı diye sordum, cümlemi bitirir bitirmez radyodan gelen ses: ‘dırı dırı dım, dım dım dım’ (programın giriş müziği :))

Çok mutlu oldum. Çok güzel oldu.

21:38

İnşaAllah Çilehane’ye bugün yürüyoruz. Bi-iznillah. (Allah’ım, lütfen izin ver!)

Çok heyecanlııı!

Kimleri göreceğim? Yeni düzen nasıl olmuş? Semaver çayı içecek miyim? Yeni imamlar nasıl, ya da, imamlar yeni mi? Geçen sene gördüğüm krem rengi-beyazlı şal takan abla bu yıl da olacak mı? (Kendisine karşı sebepsiz bir muhabbet besliyorum. Tanışmadım, hayır.) Falan filan…

00:36

Allah izin vermedi. Arabayla gittik. Hayırlısı.

Arkadaşları gördüm. Yeni düzen fena değil. Semaver çayı içtim, beğendim. İmamlar yeni değil. Ablayı göremedim, belki de görmüşümdür ama bahsettiğim şalı takmadığı sürece kendisini tanıyamam zaten. Falan filan…

00:59

Şu an biri blogumu geziyor. Çok tuhaf bir duygu. (wordpress istatistiklerimi incelemek en büyük hobim oldu.)

05:01

Yazmak bağımlılık yapıyormuş. Bunu fark ettim.

09:51

Bugün Beyza’nın doğum günü! İyi ki doğdun Beyza :)

Elimde olsaydı bugün sana tartoletler yapar, 9üd’ye atlar iftara gelirdim. Ama gelemem. Ama geldim say.

-Sanırım ilk defa birinin hicri doğum gününü kutluyorum. Güzel oluyormuş! (Benimki 19 Şevval bu arada, gün saydığım doğrudur, evet.)-

(47 gün)

20:10

Allah’ım, sen beni bağırarak konuşan insanlarla imtihan etme. Âmin

20:28

Ablam bir sofra hazırlamış… Magnifique!

20:31 – Düzce

Akşam ezanı. Gün biter.

 

-Saliha

 

Düzeltme: Tabi ki ilk defa birinin hicri doğum gününü kutlamıyorum. Saçmalamışım. Affola.

(İkinci kutlayışım :)

Read Full Post »

Selamlar,

Dün gece, yani perşembe gecesi için abimle ilk teravih için Çilehane’ye yürümek üzere anlaşmıştık. Ve inanın bana aylardır bunu bekliyordum!

Ama olamadı.

Yatsı ezanı okunduğunda sanırım Bolu ile Düzce arasında bir yerlerdeydim. İstanbul’a yolculuk…

Ne harika.

1-0 yenik başladım.

**

Gerçi günün yatsı ezanın önceki kısmı bambaşka bir tecrübe oldu.

Bir cenaze için köyümüze gittik. Köyümüzmüş daha doğrusu. Aslında hâlâ benim köyüm sayılır mı emin değilim çünkü hayatımda ilk defa gittim ve esâsen babaannemin köyü.

Bu yüzden köy evlerini, âdetlerini pek bilmem.

Ve resmen rezil oldum orada bu yüzden. Herkesin normal karşıladığı şeylere ben şaşkınlıkla bakıyorum.

Ama Allah aşkına, tamamen dolap görünümlü bir şey var duvarda, ve bana onun banyo olduğunu söylediler?!

Görüntü aynen şöyle(amcaları saymayın);

Sedirin üzerinde renkli, kapaklı bir gömme dolap var. Pardon, banyo var. Sol taraftaki geniş olan kapağı açıyorsunuz mesela, içeride minik bir odacık tarzı bir şey var. Duş kabini görevi görüyor.

Ve bu normal bir şeymiş gibi davranıyor herkes.

Sanırım köylerde daha çok vakit geçirmeliyim. :/

**

Zira, 5-6 yaşlarındaki bir kız, ki kendisi İstanbul’da yaşıyor, köyde bana rehberlik etti.

(Kendisine yaşını sordum, ama unutmuş. O yüzden emin değilim yaşından :) Ama okula gitmiyormuş.)

Köye bayramlarda geliyormuş, bir sürü kağıt para toplayıp sonra ‘ÇOOOOOOKKKK büyük Cheetos’ alıyormuş onlarla. :))

Kız şirinlik abidesiydi yahu! Görmeniz lazım. :) Kocaman kahverengi gözleri ve kirpikleri, kalın şeffaf çerçeveli bir gözlük, kumral saçları vardı, yanından ayırmadığı çantası bir de. :)

**

Cenazeye gelirsek, Ramazan öncesi gerekli bir hatırlatma oldu. Mekânı cennet olsun, Allah rahmet eylesin, yakınlarına kolaylık versin. Amin.

(Amin deyin.)

Vesselam

-Saliha

hamiş: Uzun bir yazı oldu, kusura bakmayın.

hamiş    Ar. h¥miş

a. (ha:miş) esk. Mektup kâğıdının boş bir yerine yazılan ek düşünce, çıkma, not: “Demir Bey mektubuna şu hamişi ilave etti.” –R. H. Karay.

Güncel Türkçe Sözlük

Read Full Post »

İlk katıldığım günden beri herkese şiddetle tavsiye ettiğim, önceki yazılarımda da bahsettiğim, Çilehane Mescidi açık hava hatimli teravih namazları, ve muhteşem daveti :))

Bekleriz.

:)

-Saliha

Read Full Post »

Older Posts »