Feeds:
Posts
Comments

Archive for July, 2013

Selamlar!

Bugün Boğaziçi rektöründen bir mail aldım, ‘hoşgeldin maili’. İtiraf etmeliyim; beklemiyordum. Eve zarf falan gönderdiklerini biliyordum ama maille ulaşabileceklerini düşünmemiştim ki mail bana ulaşma yollarının en güzellerindendir. :)

Hanımefendi oturup bizzat benim için yazmış değil tabi ki maili, ama yine de, güzel bir başlangıç kabul edebiliriz bunu?

2 ay sonra bugünlerde üniversitede olacağım, alışmak ne kadar zaman alır bilemiyorum ama tahmin ettiğiniz kadar hevesli değilim, başka bir itiraf da bu. Şu an beni üniversiteye bağlayan tek şey, orada Türk kahvesinin 1,5 lira oluşu. 

Bu yaz, daha doğrusu bu Ramazan, hiç bitmeyebilir. Gerçekten. Muhteşem olurdu. Ramazan’ı durdurabilecek biri var mı?

**

Sanırım geçen günkü yazıdan sonra misafirlerimden bahsetmek zorundayım. Misafir dediğime bakmayın, en az benim kadar ev sahipliği yapanlar oldu. Mutfakta, bilhassa. :)

Akşam oldu, yemek yenildi, çay içildi, tatlılar yenildi… Tabu oynayalım dedik. Aramızdaki renkli kişilikler sayesinde keyifle oyuna devam ederken, bir telefon geldi, tercih sonuçları açıklanmış! 13 sınava girmiş kız bir odada, her birinin elinde telefon, heyecanla sonuçlara bakıyorlar. Sonucunu öğrenen söylüyor, ardından sevinç naraları… :) Az sonra akıllarda şu soru: ‘Ne yani biz şimdi üniversiteli mi olduk?’

 

Çok güzeldi, çokça elhamdülillah. Heyecanı paylaşmanın bu kadarı olabilirdi ancak.

Dün akşam bize iftara buyuran dostlardan, emeği geçenlerden Allah razı olsun! Allah muhabbetimizi daim kılsın! Âmin…

 

Vesselâm

Sâliha

Advertisements

Read Full Post »

Az önce az bir hamur yoğurdum, şu an bileğim ağrıyor. Nerelere gideyim ben?! Hamur yoğurmaktan bilek mi ağrırmış Allah aşkına! DikenliHikayeler olsaydı şimdi, ‘Ama sen bir çiçek kadar narin bir kızsın:)’ derdi-

DikenliHikayeler demişken, yarın inşaAllah bir grup misafirim var, DH onlardan biri. Yoğurduğum hamur da, onlara hazırladığım tart hamuru zaten. -Allah yüzümü kara çıkartmasın, âmin- Bu yaptığım 6. tart falan olmalı (bir kere bile mercimek çorbası yapmadım ama sıkıldıkça tart yapıyorum?) Ama nedense hamur önceki yaptıklarım gibi olmadı. :/

1,5 ölçü yaptım hamuru ilk defa, onu mu tutturamadım acaba diyorum? Ama el insaf yahu! O kadar yıl fen okuduk, 4 yıl boyunca zilyon tane işlem yaptık, bir tarif ölçüsünü 1,5’la çarpamıyorsam yuh bana! (Gerçi blogda 90’dan 18 çıkarıp 78 bulmuşluğum da var ya neyse… bkz: YGS-Üniversite Hazırlık Sınavları Üzerine)

İçimdeki mükemmeliyetçi hamura oldukça söylendi başlarda, neyse ki tepsiye döşerken hallettik aramızdaki husumeti, şimdi fırında, fena gözükmüyor.

Ah, bu arada, annemden çok güzel bir dua öğrendim bugün;

‘Adını biz koyduk, tadını sen koy Allah’ım!’ (âmin)

Ben de öyle dedim mutfağa giriştiğimde, gerisi Allah kerim. Ne yapalım, olduğu kadar, olmadığı kader! (İçimdeki mükemmeliyetçinin çenesini böyle kapamaya çalışıyorum)

Yemekler yine neyse de, muhabbet cidden önemli. Gelebilmek için başka programları iptal eden, değiştiren kızlar var. Onlar çok harika insanlar ben onları çok seviyorum! Diğer kızlar da gelsin, herkes çok güzel vakit geçirsin istiyorum.

Bir defa, bütün arkadaşlarım bana yakın otursun istiyorum. Biri Florya’da, biri Beşiktaş’ta, biri Bakırköy’de… E nasıl gelsinler buralara! Haklı.

Bir de aile yemekleri var ki beni öldürüyor. Aile yemeği nihayetinde, kızın halasıyla arasını mı bozayım şimdi? Mümkün değil.

Neyse işte. Şimdilik 29’da 12. Bazı kızlar da sürpriz yapsın diye bekliyorum. :) (Bu da yenilgiyi kabul etmeyen Saliha :)

Aşağıdaki de hamur yoğururken dinlediğim, keyfimi bir nebze olsun yerine getiren parça;

**

Bugün Ümraniye’de kahve çeken bir yer buldum. Kızlara kahve çektirdim. Brezilya kahvesi! Adam yıllarca Mısır Çarşısında çalışmış, baharatçı esasında. Mehmet Efendi, Nuri Toplar muhabbeti yaptık amcayla. Kahveyi beğenirsem artık Eminönü’ne gitmeyeceğim kahve çektirmeye. :)

Halis çekilmiş kahvem :)

Halis çekilmiş kahvem :)

**

Alakasız ama paylaşmak istediğim bir gelişme: GoodReads’e üye oldum! Daha çok yeni. O yüzden pek ilgilenemedim. Ama bayağı seveceğim sanırım orayı. Öyle umuyorum. :) Buyurun, profilim: goodreads.com/celenlizade Varsa bir hesabınız, ne okuduğunuzu bilmek isterim. ;)

**

Şimdi Bakırköy’de oturan arkadaşın geleceğini öğrendim. Ardından sevinç naraları :) 29’da 13 oldu! Elhamdülillah! 

**

Bahsetmişimdir mutlaka, Ramazan vaz geçilmezlerimden biri de Akra’daki Nasreddin Hoca ve Hacivat Karagöz programıdır, tam iftar vakti oluyor, çok da güzel oluyor! Bugünkü en sevdiğimden, Nasreddin Hoca’ydı. Hoca’nın canı börek çekiyor, hanımı yapmayınca kendisi yapmaya kalkıyor. Hamuru eline yüzüne bulaştırıyor tabi ki (mecâzî :)). Hanımı da eve gelince Hoca’nın yufkaları değirmen taşına benzetiyor ki ben o an inanılmaz eğleniyorum çünkü o zamana ister istemez kendimi Hoca’ya benzetmiştim, benim tart hamuru, Hoca’nın yufka hamuru… :)

Tevafuk oldu, keyiflendim. :)

**

Veeeeee 14 oldu :) Bir güzel insan daha eklendi! Çok şükür! Yarını heyecanla bekliyorum ^^

Öyleyse, saat 5 sularında yazmaya başladığım şu yazıyı 6 saatin ardından bitireyim de, yayınlansın, değil mi? Bu arada tartın akıbeti gayet iyi elhamdülillah. :) Şimdi gideyim de taze çekilmiş kahveyi bir deneyeyim…

(Burayı da günlük niyetine kullanıyor gibi oldum ama, khayırlısı…)

Selametle!

Sâliha

Read Full Post »

Yazarken dinledim: Segah Niyaz İlahisi – Şem’i Ruhuna & Dinle Sözümü
 

Ramazan, 1431. Kudüs’ün dar sokaklarında kardeşler fenerlerle Ramazan’ın gelişini kutluyor. Fotoğraf: Muhammed Muheisen

Esselam aleykum!

Ramazan’ın yarısına gelmişiz.

Ramazan’ın yarısı!

Ramazan, bitmesin.

Yahu bir yolu yok mudur bunun? İlk günden beri dua ediyorum, bereketlensin vaktimiz, Ramazan bitmek bilmesin diye. Ama hafta sonu itikaf başlıyor bile. Şimdi tatildesin, evde yata yata oruç tutuyorsun, rahatsın tabi dersiniz, demeyin.

Şahsi kanaatim, şeytan insanoğlunu açlık ve susuzluktan daha çok yıpratır. Malûmunuz, Ramazan’da da şeytanlar zincirli. Haliyle, böylesi her türlü daha huzurlu!

Yazıya başladıktan sonra Ramazan’la ilgili birkaç hadis bakayım dedim, kendimizi Allah’a nasıl sevdiririz temalı. Riyazü’s Salihin’i ve birkaç siteyi taradım. Bir okusanız, bana hak verirsiniz!

“Faziletine inanarak ve karşılığını Allah’tan bekleyerek Kadir gecesini değerlendiren kişinin geçmiş günahları bağışlanır.” (Riyâzü’s Sâlihîn, 1192)

“Kim, faziletine inanarak ve karşılığını Allah’tan bekleyerek ramazan orucunu tutarsa, geçmiş günahları bağışlanır.” (Riyâzü’s Sâlihîn, 1222)

“Kim ramazanın faziletine inanarak ve sevabını Allah’tan bekleyerek terâvih namazını kılarsa, geçmiş günahları bağışlanır.” (Riyâzü’s Sâlihîn, 1190)

Allah rızâsı için bir gün oruç tutan kimseyi Allah Teâlâ, bu bir günlük oruç sebebiyle cehennem ateşinden yetmiş yıl uzak tutar.” (Riyâzü’s Sâlihîn, 1221)

**

Teravihe camiye gitmek üzerine;

Hz. Peygamber (s.a.s), Ramazan’ın bir gecesinde namaz kıldırdı. Abu Zer (r.a) “Ey Allah’ın Resulü, gecenin kalan yarısında da bize namaz kıldırsaydınız.” deyince, Hz. Peygamber cevaben, “İmam namazı bitirinceye kadar onunla namaz kılmak, bütün geceyi ihya etmeye eş değerdir.” buyurmuştur. (Ebu Davud, Salat 318; Tirmizi, Savm 81; İbn Mace, İkame 173)

“Şüphesiz namazdan en çok sevap kazanacak insanlar, uzak mesafelerden camiye yürüyerek gelenlerdir. Namazı imamla birlikte kılmak için bekleyen kimsenin sevabı, namazı tek başına kılıp sonra uyuyan kimseden daha büyüktür.” (Riyâzü’s Sâlihîn, 1059)

“Karanlık gecelerde mescidlere yürüyerek giden kimselere, kıyamet gününde tam bir nura kavuşacaklarını müjdeleyiniz.” (Riyâzü’s Sâlihîn, 1060)

Karanlık geceler deyince, aklıma yatsı ve sabah namazları geliyor. Teravihe gitmek oldukça yaygın zaten, ama bir de sabah namazına camiye gitmeyi tecrübe edin derim. Yeri gelmişken;

“Münafıklara sabah ve yatsı namazından daha ağır gelen hiçbir namaz yoktur.  İnsanlar bu iki namazda ne kadar çok ecir ve sevap olduğunu bilselerdi, emekleyerek de olsa cemaate gelirlerdi.” (Riyâzü’s Sâlihîn, 1075)

**

Bereket bereket diye dua edenlere;

“Sahur yapınız, zira sahurda bolluk-bereket vardır.” (Riyâzü’s Sâlihîn, 1232)

**

Veee favorim :)

“Allah Teâlâ şöyle buyurdu: Kullarımın bana en sevgili olanı, oruç açmakta acele davranandır.” (Riyâzü’s Sâlihîn, 1238)

Orucunuzu bekletmeden açıyorsunuz, ve en sevgili kul oluyorsunuz! Bu dini sevmemek imkansız. :)

   

**

“Kim bir oruçluyu iftar ettirirse, oruçlu kadar sevap kazanır. Oruçlunun  sevabından da hiçbir şey eksilmez.” (Riyâzü’s Sâlihîn, 1268)

Geçen senelerde okulda çokça uyguladığımız bir şeydi. Aşure günü ve kandil günlerinde çoğumuz oruçlu olurduk, ve hepimiz kantinden, bakkaldan yiyecek bir şey alıp birbirimize verirdik ve iftarda orucumuzu bunlarla açardık, böylece herkes mutlaka başka birinin de sevabına ortak olurdu. Çok da keyifli oluyordu. :) Tavsiye ederim!

Geçenlerde fark ettiğim bir şey, eve ekmek getiren anne babalar bu konuda çok şanslılar. Düşünsenize, adam bugüne kadar ailesi ne kadar oruç tuttuysa hepsinin sevabına ortak oluyor, evin reisleri bunun farkında mı acaba? :)

 

Son olarak, aklımızda bulunsun;

“Kim yalan konuşmayı ve yalan-dolanla iş yapmayı terk etmezse,  Allah o kimsenin yemesini, içmesini bırakmasına kıymet vermez.” (Riyâzü’s Sâlihîn, 1244)

Neye niyet, neye kısmet. Başına oturduğumda, aklımdaki yazı bu değildi ama hadisler çok güzeldi, dayanamadım! Lâyıkıyla amel etmek nasîb olsun! Âmin.

Selametle!

Sâliha

 

Hâmiş: Hadislerin sonundaki linklere tıkarsanız kaynağına ve benzer hadislere ulaşabilirsiniz.

Read Full Post »

Ağlamak için iki sebebim var;

1. Bu akşam teravih var ve bu mutluluktan ağlama sebebidir çünkü bu demektir ki Ramazan başlıyor.

2. Bu akşam teravih var ve bu mutsuzluktan ağlama sebebidir çünkü Çilehane yok.

Hayatımın en keyifli Ramazanları sona ermiş gibi hissediyorum.

Ramazan’a dair en güzel anılarım hep Çilehane’ydi. Ramazan günlerinin en güzel kısmı, teravihti. Bunun için Yahya Hoca’ya ne kadar teşekkür etsek az. Bir insan, bir mescidi bu kadar güzelleştirebilir, maddi manevi. Allah ondan ve cemaatinden razı olsun! Âmin.

Açık havada, dostlarla, muhabbetle, çayla ve hatta karpuzla, hatimle teravih keyfini tattırmış olan Allah’a sonsuz şükürler olsun! Devamını da nasip eylesin, âmin. (Duada ısrarcı olmak gerekir imiş.)

çilehane

Bu akşam ve Ramazan’ın kalan gecelerinde teravihleri nerede kılmak nasip olur bilmiyorum, ama inşaAllah en Çilehane’dekiler kadar keyifli, feyizli, muhabbetli olurlar.

**

Yarın Arapça kursu başlıyor inşaAllah, zamanla bir Ramazan klasiği haline geliyor Arapça kursu da elhamdülillah. 1 yıl boyunca beklediğimiz gün geldi çok şükür!

**

Birkaç vurucu hadis;

“Ramazan ayı girince Cennet kapıları açılır, Cehennemin kapıları kapanır ve merede-i şeyâtîn zincire vurulur.” (Buhari, Savm, 5)

“Her kim inanarak ve karşılığını sırf Allah’tan bekleyerek ramazan orucunu tutarsa,onun geçmiş günahları bağışlanır.” (Buharî; Muvatta)

Oruç tutan insanın uykusu ibadettir, susması da tesbih sayılır. İyilik ve ibadetlerine kat kat sevap verilir. Duası kabul olunur, günahları da affedilerek silinir.” (Kenzü’l-Ummal, 3:327)

İbni Mes’ud (ra) anlatıyor: “Hz Peygamber’i (sas) dinledim. Şöyle diyordu: Kur’an-ı Kerim’den tek harf okuyana bile sevap vardır. Her sevap on misliye kayda geçer. “Elif Lam Mim bir harftir demiyorum aksine Elif bir harf, Lam bir harf, Mim bir harftir” (Tirmizi , Sevabü’l Kur’an 16, 2912)

Ramazan’ın gelmiş olduğuna inanamıyorum.

Dualarınızı eksik etmeyin. En güzel şekilde ihya edelim, âmin!

Vesselâm

Sâliha

Read Full Post »

Yazarken dinledim: Neşe Karaböcek - Gülünce Gözlerinin İçi Gülüyor

Tam 12 gündür tek bir soru çözmedim. Zafer!

Tatile inanılmaz çabuk alıştım. Hatta tatile BAYILDIM! Mutlak tatil! İstediğim kitabı açıp okuyorum, istediğim filmi izliyorum; hem de vicdan azabı hissetmeden! Elhamdülillah!

Kitap demişken, son zamanlarda okuduklarımdan bahsedip birkaç tavsiyede bulunabilirim sanırım.

Sezai Karakoç‘tan ve İskender Pala‘da Leyla ile Mecnun‘u okudum. Dünya üzerindeki bütün Leyla ile Mecnun‘ları okumak istiyorum. Başka nereden okuyabilirim, tavsiye?

Haydar Ergülen‘den Keder Gibi Ödünç‘ü okudum. (Saliha şiir okumaya başladı, evet. Hepimiz şaşkınız.)

Veee bugün Bostan bitti! Çok şükür :) Altı üstü çizili, notlarla, soru işaretleriyle dolu bir adet kitabım var. Mutluyum. Soru işaretlerime cevap olabileceğine inanan varsa, ödünç verebilirim ;)

Mavi Kuş‘a başladım ardından, Mustafa Kutlu‘dan. Bir kitap nasıl bu kadar keyifli olabilir?! Yalnızca ilk 15 sayfayı okudum ve sanırım hiçbir kitabın yalnızca 15 sayfasını okuyarak bu kadar eğlenmemiştim. Belki Murat Menteş? Bilemedim.

Filmler! Ben normalde biri önüme filmi açıp koymadığı sürece film izlemem. Ama bu aralar işler değişti. Her akşam bir film izleyesim geliyor. Dün Manastırda Aşk‘ı izledik. İlk defa film seçerken ne izlemek istediğimi çok net bir şekilde söyleyebildim; ‘Ben bir Jane Austen romanı izlemek istiyorum! Şöyle, Aşk ve Gurur tadında bir film.’ Öyle de oldu. Aşk ve Gurur kadar olmasa da, benzerdi, fena değildi. Tavsiye eder miyim? Bilmem, çok daha güzel filmler var.

Varsa film tavsiyeniz, alabilirim. Şöyle ufuk açan, ilham veren cinsten?

Başka?

Ramazan! Ah, Ramazan! Huzur!
Sanırım başlı başına bir yazıyı hak ediyor bu ‘şehr’. Bi iznillah!

Ama şimdilik, şu yazıyı hararetle tavsiye ediyorum Ramazan’ı planlamak, değerlendirmek hususunda. Strengten Your Resolve and Organize Your Ramadan
Çevirmeye vaktim yeterse bir an önce Türkçe olarak da istifadenize sunmaya çalışacağım, en azından özet şeklinde, biiznillah! Dualarınızı eksik etmeyin.

Vesselâm

Sâliha

Read Full Post »